5. Gün

Madenden ayrıldıktan sonra yakında bir kasabaya gidivermiştik. Kasabanın küçük ama neşeli hanında şömine başı elf şarkıları söyleyip pipo tüttürdük. Lia tütüne pek hoş bakmıyordu. Kokusu rahatsız ediyormuş. Ama sanki daha çok tütün yaprakları eski ahbaplarıymış gibi bir rahatsızlık… Read More

4. Gün

Gölgeler savaşının ardından iki gün geçmişti. Tekrar yolumuza koyulduk. Orman bu sefer daha sakin görünüyordu, yinede temkinliydik. Ormanda ilerlerken bir açıklığa geldik. Işık aniden gölgelendi. Bir tür melanet sezimlemişti Marcus fakat ne tür bir lanet olduğunu çözmemize fırsat… Read More

3. Gün

Uyandığımızda kahvaltı için aşşağı indik. Gözlerimiz Bart’ı arıyordu. O gece hancıdan hususi bir oda istemişti. Benim tanıdığım cimri ozana göre bir davranış değildi bu. Odasına çıktığımda masasında bir not buldum; Sevgili Baltazar ve pek yobaz Marcus ve Uhm….. Read More

2.Gün

Uykuya henüz dalmıştık ki kapının yıkılırcasına tokmaklanmasıyla kendimize geldik. Hepimiz aynı anda odalarımızdan çıkmış hancıya doğru gitmek için aşşağıya inmiştik. Rahip bu sırada hâla kuşaklarını bağlıyor. Ozan ayakkabısını geçirip hazırlanıyordu. Pencereden göz seyirttiğimizde hortlakları gördük. Dehşet verici çürmüş… Read More

1. Gün

Kaçmalıyım… Kahretsin! Ne vardı sanki o iblisi çağıracak… Ama hayır bilginin enginliği buna değerdi. Baş büyücü Awazif ve diğerleri karmaşaya dahil oldular. Koruma çemberinde yaptığım o ufacık hata tüm büyücüler kolejini karıştırdı. Ukala Firopius un ifritten eteklerini kaçırıp… Read More