3. Gün

Uyandığımızda kahvaltı için aşşağı indik. Gözlerimiz Bart’ı arıyordu. O gece hancıdan hususi bir oda istemişti. Benim tanıdığım cimri ozana göre bir davranış değildi bu. Odasına çıktığımda masasında bir not buldum;

Sevgili Baltazar ve pek yobaz Marcus ve Uhm.. Yada adın her neyse… Sizle olan yolculuğum pek bir verimsizdi. Bende dün simyacının evinden aşırdığım define haritasının peşinden gitmeye karar verdim. Üzgünüm. Yada aslında değilim. Hoşçakalın.

Tam da bizim ozana göre bir hareket. Marcus bu bencilliği karşısında küfretmek yerine ruhunun aç gözlülükten arınması için dua etse de Ûhmâyer pek bir sinirli gibiydi. Belki de isminin doğru yazılmamasından yana sinirlenmişti kim bilir. Kasabadan ayrılıp Kışgelmez ormanı yolundan kuzeye ilerledik. Çok gitmemiştik ki arkamızda bizimle adımlarını mesafeli atan bir dişi elf gördük. Durup seslendik…

Hey yabancı bizi mi takip ediyorsun?

//ses yok//

Marcus ben gidip konuşacağım…

Dikkatli ol büyücü dostum niyetine vakıf değiliz.

(Bu sırada elf kadın garip hareketler sergileyerek aniden ağaçların üzerine tırmandı. Doğrusu bir elfden dahi beklenemeyecek bir serilikle tırmandı.)

Hobgoblinler geliyor hazır olun!

(Marcus ve Ûhmâyer silahalrını çektiler. Uzun bir savaşa koyulduk. Ben büyülerimle cenk ederken yabancı enteresan hünerleri ve ilmiyle bir kurt adama dönüştü. yorucu bir savaşın ardından çokda hırpalanmadan hepsini halettik.)

Bize ismini ver yabancı maharetlerin gözlerimin alıştığı türden bir büyünün eseri değildi.

İsmim Lia

Dostlarım sanıyorum ki bu Elf hanım druidlerden bir deri değiştiren.

Öyle mi elf kadın?

İsmim Lia ve size bundan bahsetme zorunluluğum yok.

Elbette ancak merakımızı maruz gör her gün bir deri değiştirenle karşılaşmıyoruz.

Peki öyleyse evet bir deri değiştirenim doğru bildiniz.

Bu ormanlarda belki yol bulmamıza yardım edersin.

Yapacak daha iyi bir işim yok. Sizi kasabada gördüm aynı handa geceliyorduk. Hortlakları araştırıyordunuz. Bende ormanlarıma dadanan bu iblislerin kaynağını merak ediyorum.

(Marcus Lia’nın kötülüğü hakir gören sözleri karşısında mest olmuş parlak göğüslüğünü kabartarak Lia ya gülümsüyordu. Paladinlerin soğukluğunu bilmesem kur yaptığına yemin edebilirdim.)

Merak ettiğim şu ki biz bir lanete uğradık bu gece gördüğümüz bir rüyanın neticesiydi, cübbeniz ellerinizi gizliyor. Acaba sizde bu lanete bizler gibi düçar olmuş olabilir misiniz?

(Lia elini uzatıp gösterdi)

Evet, düşündüğüm gibi bu kesinlikle bir lanet.

Peki bu habis lanetin çözümü nedir Baltazar?

Bu benim ilmimi çok aşıyor efendi rahip yola koyulalım ve umalım ki tanrılarınızın merhameti bizi işe yarar kimselerle karşılaştırsın.

(Çok geçmemiştiki çürümüş kokuların sardığı bir bataklığa yaklaşmaya başlamıştık. Lia aniden dikkat kesilmişsede birşey fark edemedi. O sırada ben bataklığa dikkat kesildim çünkü orada birşeylerin hareket ettiğine yemin edebilirdim.)

İlerde bir tür gölge var ama şeklini kavrayamıyorum sanki bir canlıya ait değilde saf bir gölgeden ibaretmişcesine biçimsiz…

(Çok geçmeden bir şey Ûhmâyer’i arkasından kavradı. Gördüğüm şey eti kemiği olmayan dehşet verici kap kara bir gölgeydi. Adımlarım istemsizce geri geri gitti. Lia ürkmüş bir hayvan gibi koşarak ağaç tepesine fırladı. Hareket edemiyor adeta gördüğüm dehşetengiz iblis karşısında kas katı oluvermiştim.)

Torm adına!

(Marcus kılıcını çekmiş korkunun eseri olmadan cesurca gölgelerle savaşıyordu. Gölgeler ondan ürkmüş gibiydi. Zırhı her zamankinden daha parlak kılıcı her zamankinden daha keskin görünüyordu. Dolunayın ışığında belli belirsiz seçilen gölgeler ulu ağaçların arasından Marcus a saldırıyordu. Marcus sanki dokunulmaz gibiydi. Hiddetli çığlıklar atıyor kılıcını sertce savuruyor ve daha önce gözlerinde görmediğim türden bir zalimlikle iblisleri biçiyordu… Bu sırada tuzağa düşmüş Ûhmâyer gölge tarafından öyle çok sıkılmıştı ki sanki yaşamı bir meyvanın öz suyu gibi akıp gitmişti. Gözlerinde pek fer kalmamış bedeni ağırlığıyla yığılmış çekicini düşürmüş bitap düşmüştü. Neyse ki Marcus hiddet ve inanç dolubir savaşı çarçabuk kazanmış habis mahlukları ebedi azaplarından arındırmıştı…)

Bu gördüklerimiz korkunç varlıklardı.

Ko..ko..korkunççç…

Üzülmeyin dostlarım. Bizler bu iblislerle mücadele etmek için kutsandık ve eğitildik. Sizin bu gibi melanetler karşısında dehşete kapılmanız çok olağan.

Tanrıların ışığı seni aydınlatsın gafletimi bağışla.

Asla dostum! Asla pusuya düşürüldüğün için af isteme benden. Keşke bu kadar yıpranmadan yetişebilseydim ama neyseki yanımda biraz merhem var.

(Marcus gölgenin açtığı yaraları sardı. Ûhmâyer biraz daha iyi haldeydi. O gece daha fazla ilerleyemezdik. Hana dönüp iyice dinlenmeliydik hem hobgoblinler hem gölgeler bizi fena hırpalamıştı. Sağ salim hana döndüğümüzde aralıksız 2 gece dinlendik.)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir