Statik Maketcilik 101

Merhaba. Statik maket hobisine yeni başlayacak arkadaşlar için bir kaç bölümden oluşan bir rehber hazırlamaya karar verdim. Bu rehberin ilk aşaması elbette statik maket için gerekli malzemeler ve temel başlangıç kitleri. Genel olarak karşılaşabileceğimiz başlangıç sorunları olacak.

Ben maketciliği yemek yapmaya benzetiyorum. Çeşitli malzemeler, alet ve edavatlar kullanıp ortaya öznel zevklere hitap eden bir ürün çıkartıyoruz. Bu sebeple aslında maketciliğin esas zevki bana göre başladığınız makedi bitirmektir. Örneğin yumurtayı kırmak dan ziyade onu omlete çevirmek daha eğlenceli ve zevkli bir işdir. Maketcilik için temel olarak bazı aletlere ihtiyaç duymaktayız. Ben maketciliği asla bir zaruret olarak görmediğimden köşedeki nalburdan pense kırtasiyeden uhu alın gibi zaruri çözümler söylemeyeceğim. Maketcilik bir hobidir ve hobiler para harcatır ve belli standartları vardır. Bu standartların birinci önceliği sağlıktır. Köşedeki nalburda satılan ürünler genelde sanayi tipi geniş alanlarda derin vakumlu havalandırmalar kullanılacağı ön görülerek üretilmiş ürünlerdir. Bu sebeple evde bazen 5 CM uzaklıktan koklanması düşünülerek tasarlanmadığı için köşedeki nalburla işimiz yok.

Maketcilik bir hobidir ve dedim ya hobiler para harcatır bu laf gözünüzü korkutmasın hobiye yeni başlayacaklar için ilk maketide dahil olmak üzere 150 Tl gibi bir fiyata zaruri gerekleri karşılamamız mümkün.

Şimdi maket yaparken ihtiyaç duyulan temel malzemelere ve bunların detaylı bilgilerine bir göz atalım:

  • Yapıştırıcı
  • Kontak Tutkal
  • Fırça
  • Boya
  • Cımbız
  • Keski
  • Bistüri Bıçağı

Bunların dışında çok fazla malzeme olsa da yukarıdaki liste temel malzemelerdir. Geri kalan özel uygulamalar ve malzemeler bu dosya konusunun devamında anlatılacaktır.

Şimdi malzemeleri tanımak ve ilk tercihleri yapmak bakımından hepsini az çok deneyimlerimce sizlere anlatmaya çalışacağım. Bu anlatımları üstün körü geçmek değil tüm deneyimim ve kısıtlı bilgimi sunarak yapmak istediğimden “oha 30 sayfa blog yazısı mı olur?” dememenizi umuyorum <3 ^^

Ve unutmayın ki tecrübelerim bir uzman görüşü veya kesinlik felan içermez. Gayet düz bir biçimde tecrübedir. Bu sebeple amacı genel bilgilendirmedir. Yanlışları pek tabii olabilir. Yanlış olduğunu düşündüğünüz konularda fikrinizi yorumlarda belirtmekten çekinmeyin. Kıymetli bilgileri tecrübe ettikçe öğreniyoruz. Haliyle bu süreçte kelimenin tam manasıyla bazı maketlerinizi mahfetmekten çok çekinmeyin. Çünkü hiçbir görsel/işitsel öğretim biçimi masaya oturup yapıştırıcıyı/boyayı vs sürmek uygulamak gibi değildir. Özlü sözleri bir kenara bırakırsak bol bol maket yapın ve en iyi maketin bitmiş maket olduğunu unutmayın. Başlangıç için zor maketler, kolum kadar jetler seçmenize gerek yok. Kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değiliz/değilsiniz. Parmak kadar bir uçak. Minik bir Askeri kara aracı iş görür. Detay arttıkça zaman ve sabır gerekliliğinin katlanarak arttığını unutmayın.

YAPIŞTIRICI; Maket plastiği için özel olarak üretilmiş yapıştırıcılar kullanmamız gerekir. Uhu veya kırtasiye işlerinde kullanılan yapıştırıcılarla işimiz yok. Maketlerin içinden %99 oranında yapıştırıcı ÇIKMAZ. Haliyle ayrıca satın almanız gerekir. Maket yapıştırıcıları kendi içinde firmadan firmaya değişen veya aynı firmanın çeşitli segmentler için ürettiği farklı formülasyonlarda olabilir. Maket plastiği üzerine herhangibir boya veya vernik uygulanmamışken bu yapıştırıcılarla sorunsuz tepkimeye girer ve yapıştığında tek parça görünümü verecek kadar iyi bir birleşim sağlar. Önceden boya uygulanmış parçalar ise sadece japon ile yapışır ki ona aşşağıda ayrıca deyineceğim. Şimdi ilk olarak maket yapıştırıcısı seçerken kriterlerimize göz atalım;

  • Marka;

Maket yapıştırıcısı aradığınızda pek çok marka karşınıza çıkacak. Bunlardan en meşhurları Tamiya,Revell,Mr Hobby [Mr. Cement],Airfix, VS… Bu noktada markalar formül bazında farklılıklar içerse de önemli bir diğer etmen de yapıştırıcının nasıl uygulandığı. Onun dışında genel anlamda bu markalardan aldığınız herhangibir yapıştırıcı plastiklerinizi kesinen yapıştıracaktır. Bu noktada fark konusu diğer etmenlerde karşımıza çıkıyor.

 

  • Kıvam;

Piyasada çok çeşitli tiplerde yapıştırıcılar var. Bu çeşitliliğin bir sebebi de kıvam. Genellikle yapıştırıcı ne kadar yoğunsa o kadar geç kuruyor. Ama bu hiçbir zaman tutkal gibi bir kuruma süresi değil. Birinde 15 saniye ise diğerinde 1-2 saniye gibi düşünün. Yani hiç bir zaman 2 saatte kuruyan bir maket yapıştırıcısı yok. En azından ben görmedim. Haliyle kıvam tercihi sizin el çabukluğunuz ve yapıştırdığınız yüzeyin neye ihtiyaç duyduğuyla alakalı. Eğer iki parçayı elinizde kuru montaj (yapıştırıcı henüz sürülmemişken) aşamasında çabucak birleşsin istiyorsanız düşük yoğunluk tercih edebilirsiniz. Mesela bir 4X4 aracın kaporta üzerindeki tutamacını doğru yere cımbızla koyduğunuzda yerinin bozulmaması ve sizi de terletmemesi için hemen kuruması daha mantıklı. Ama düşük yoğunluklu bir yapıştırıcı küçük ve air montaj (yani parçanın bir dış kuvvetle havada vb durarak başka bir parçaya yapıştırılması. Yani makette onu tutacak bir destek olmadan elinizde kuruyana kadar sabit tutmanız gereken durumlar) bir durumda kolaylık sağlarken geniş iki yüzeyin birleşiminde çok çabuk kuruyacağı için siz henüz tüm yüzeyde yapıştırıcı uygulamamışken daha önce sürdükleriniz kuruyarak zorluk yaşatacaktır. Bu sebeple genel olarak geniş ve sabit parçalarda yoğun-orta kıvam küçük ve sabitlemek için sizinde sabit durmanız gereken parçalarda ince kıvamlı bir yapıştırıcı iş görür.

 

  • Kuvvet;

Yapıştırıcımızın yapıştırma kuvveti aslında kıvamla alakalı gibi dursada çok da alakalı değil. Bunu tahayül etmek için macun kıvamındaki UHU ile su kıvamındaki Japon yapıştırıcısını hatırlamamız yeterli. Yani KIVAM=KUVVET YANLIŞ BİR DÜŞÜNCE. Bu tamamen formülle alakalı. Çok kuvvetli bir yapıştırıcı maketciler için iyi dursada genelde parçaları yapıştırırken elimiz kayar ve 1-2 saniyelik rötüşlar yapmak isteriz. Aşırı kuvvetli yapıştırıcılar veya japon ne yazık ki hata payı ya hiç olmayan yada çok az olan türde yapıştırıcılardır. Eğer kuvet çok az olursa bu seferde basit bir deyme veya hafif bir el çarpmasında yerine yapıştırdığımız parçalar fırlayabilir/kırılabilir. Yine piyasadaki yapıştırıcılar (japon hariç maket yapıştırıcılarını kast ediyorum) Çeşitli kuvvetlerde oluyor. Mantıklı seçim yeni başlayan biri için orta kuvvette bir yapıştırıcı olacaktır.

 

  • Koku/Sağlık;

Gülü seven dikenine katlanır…. Maketcilik malzemeleri genelinde kullandığımız malzemelerin %95 i ne yazıkki doğrudan kanserojen veya uzun süre çalışılması durumunda zehirlenmelere yol açılabilecek toxic maddeler içeriyor. Özellikle pek çok kişinin maketi bırakma sebebi kokudur. Çünkü kullandığımız yapıştırıcıları sürekli bir biçimde solumaktayız. Bu yapıştırıcıların pek çoğu kendileride belirttiği üzere TOXIC yani zehirli veya uzun süre solunması durumunda zehirlemeye yol açabilecek türdedir. İçindeki bağlayıcı ve uçucu solventler piyasadan alacağınız gaz maskelerinden dahi geçebilecek türde gazlardır. Yinede çaresiz değiliz. İyi bir havalandırma (cam,kapı açma durumu) ve doğru aralıklarla verilen molalar solventlerin yıkıcı etkisini daha az hissetmemize sebep olacaktır. Yinede ne yaparsak yapalım genelde 5CM uzaklıktan solduğumuz şeyler zehir barındırıyor. Yapısı gereği böyleler. Haliyle en majör sıkıntı alerji,astım gibi kronik rahatsızlığı olan hobi severlerin bu hobiye girdiğinde ciddi solunum yolu rahatsızlıkları yaşamaları. Elbette maket firmaları bu şikayetleri biliyor ve formüllerini olabildiğince non-toxic sınırına çekmeye çalışıyorlar. Hatta bazı firmalar tamamen turunçgil asitleri kullanarak solunduğunda portakal kokusundan başka bir şey içermeyen gerçek non-toxic yapıştırıclar çıkarttı. Hani yukarda hobi=para demiştim ya… Bu sadece işin bohemliğiyle ilgili değil. Bakkaldan aldığınız 50 kuruşluk japon ile 20 liralık japon arasında dahi kimya bakımından çok fark var. Yok diyen “yüksek kimya mühendisi” lakablı arkadaşlara ALDIRMAYIN. Kimya çoğu insanın lise anılarında en zor derstir. Hatırladınız o dersi? İşte bu yüzden kimya bilimini KİMYAGERLERE bırakınız. Yine “falanca forumda okudum evde yapabilirim” dediğiniz Tamiya formülleri vs öyle yapması çok da mantıklı olmayan şeyler. Ayrı bir hobi olarak garajında litrelerce kimyasalla çalışıp bundan keyif alıyorum diyene lafım yok ama “küççücük yapıştırıcıya da 30 tl verilmez yeaaa formülünü öğrendim evde damacanada yapıp satçem” kafasının maketcilikle ilgisi YOK. Bu bir D.I.Y. hobisi DEĞİLDİR. Bunu söyleyen için “sen kimsin” demeyin. Her hobinin cemiyetleri toplulukları otoriteleri vardır. Ve bu adamların hiçbirinde yapıştırıcı üretme sevdasını göremezsiniz. (ülkemiz hariç) Elbette meraklı ve iş bilen kimseler bunu ayrı bir hobi olarak yapabilir. Ve bu başlı başına TEHLİKELİ bir hobidir. Ama bunu yaparken tek gayeniz tasarrufsa hatırlatmam gerekir ki kanser maddi ve manevi zararları hesap edilemeyen bir hastalık… Keza 3 litre demir oksitle 5 litre sülfirik asiti karıştırırken ortaya çıkan gazlardan zehirlenmeniz… Elinizden kayan şişedeki zehir-asit vb nin vicudunuzda yaratacağı geri dönülemez doku kaybı… Veya minik bir damlasının gözünüze geldiğinde artık yarı kör olacağınız gerçeği sizi rahatsız etmiyorsa yazıyı kapatıp X Kimya dan sipariş verebilirsiniz… Ne yazıkki X markanın fosforlu boyasına para vermemek için doğal fosfor arayan sözde maketcileri gördü bu gözler…fosfor…FOSFOR HANİ ŞU BİLDİĞİMİZ TÜM CANLILIĞI YOK EDEBİLEN FOSFOR… HANİ BOMBASININ YAYDIĞI DUMAN CİĞERE ÇEKİLDİĞİNDE DUMANI CİĞERDE YANMAYA DEVAM EDEN “FOSFOR” YOK ARTIK DEMEYİN GAYET VAR…

Kısacası ki kısa olmadı bu ara konu ama… Bu bir hobi! Ve 2. Dünya savaşı sonrası doğu berlinde gettolarda çocuk işcilerle birlikte fabrikada maket üretimi yapmıyoruz! Keyif için yapıyoruz… Haliyle hiç bir hobi sağlığınızdan önemli olmadığı için yapıştırıcı alırken bunu da göz önünde bulundurun. Ve hevesli Walter White lardan UZAK DURUNUZ.

 

  • Uygulama Yöntemi:

Aldığınız yapıştırıcı nasıl uygulanıyor? Bazı yapıştırıcılar kendinden minik bir fırçaya sahiptir. Bu fırça yapıştırıcının kapağının iç kısmına sabittir ve yapıştırıcının kimyasından etkilenmez. Haliyle rahatlıkla uygulama sağlar. Piyasada tüpler mevcuttur. Tüp yapıştırıcılarda fırça olmaz. Alışageldiğimiz UHU,Bali gibi bir tüpün içindedirler ve sıkılarak uygulanırlar. Maket yüzeyine doğrudan sıkmak felaketi çağıran bir boru gibidir. Bu sebeple başka bir yüzeye sıkıp uygulanacak yüzeye cımbız vb aplikatörlerle veya artık maket parçalarıyla dikkatlice sürülmelidirler. Genelde kuvvetli yapıştırıcılardır. Kullanması zordur. Tavsiye edilmez. İğneliler ise bir başka türdür. Yapıştırıcı mühürlü bir boyan ve bu boyundan çıkan içi delik bir iğneye aslında çok ince bir boruya sahiptir. Revell markasında özellikle görülen bu iğneli yapıştırıcılar genel olarak kullanımı kolaydır. Yinede bazı durumlarda yapıştırıcı iğnenin içinde kurur ve yapıştırıcının akmasını engeller. Bu durumda iğnenin ucu ve orta kısmı bir çakmakla ısıtılır. Çok sık ısıtmaya maruz kalan iğneler bazen kırılabilir veya kararma yapabilir. Bunun yanı sıra fırçalılardan daha esnek bir kullanımı vardır. İğne ince olduğu ve fırçanın aksine deydiği her yere değil sadece iğne ucundan yapıştırıcı verdiği için zor alanlarda iş görür.Cazip ve kolay görünse de benim tercihim iğneliler değil fırçalılar.

 

 

 

 

Şimdi gelelim bu kriterler bazında marka ürün notlarına. Ve tavsiyelere. İlk olarak Tamiya deneyimlerimi yazmak isterim:

Turuncu Kafa: Resimde görülen yapıştırıcımız piyasada bulabileceğiniz en yoğun maket yapıştırıcılarından. Çok geniş yüzeyli büyük maketlerde veya yavaş kurumasını istediğiniz geniş montaj işlerinizde kullanılabilir olsa da asla bir başlangıç yapıştırıcısı değil.  Koku olarak keskin ve yakıcı bir kokusu olduğunu belirtmeliyim. Uzun kuruma süresi sonrası epey sağlam tutuyor. Kendinden fırçalı.

Beyaz Kafa: Yine yoğun bir yapıştırıcı. Turuncu kafa kadar değil. Özellikle büyük maketlerde uçak kanatlarında vs yeterli olabilecek yoğunlukta. Evimde yoğun yapıştırıcı olarak tutuyorum. Açıkcası turuncu pek kullanılabilecek gibi olmadığından (kendi uygulamalarımda) beyaz işimi görüyor. Yine keskin ve üzerinde TOXIC ibaresi olan ancak Turuncuya göre daha katlanılabilir bir koku söz konusu. 10-20 Saniye gibi bir kuruma süresi mevcut. Kendinden fırçalı.

Yeşil Kafa: Tamiya diyince maketcinin aklına sanırım bu gelir.  Özelliği kıvamının çok ince olmasıdır. Çok hızlı kurur. İki parçayı birbine tutup arasına fırça ucunu deydirmeniz yeterlidir. Yapıştırıcı iki parça arasındaki mikro boşluktan sızar ve iki parçayı yapıştırır. Şairane bir görüntüdür. Kullanımı kolaydır. Kokusu tahamül edilir düzeydedir. Nispeten dayanıklı olsada ani bir darbede parçalar sökülür. İnceliği sebebiyle parçayı eritmez. Haliyle sökülen parçayı rahatlıkla yeniden yapıştırabilirsiniz. Pek çok maketcinin tek yapıştırıcısıdır. Ve başlangıç için tavsiye ederim.

 

Diğer bir markamız Mr Hobby. Aslında isminden nefret ediyorum çünkü bu marka isim bazında en kafa karıştıran markadır. Boyaları Gunze Sangyo olarak da geçer. Mr color olarakda. Yapıştırıcıları Mr Cement dir. Ne yaratıcı değil mi <3 Muhtemelen firmanın ürün müdürü oturup “ yahu neden bir markamız ve tek bir logomuz olsun ki? Ürettiğimiz her halta farklı bir marka adı ve logo verelim ki millet forumlarda felan kafayı yesin ahahaha çok zekiyim bu dünyaya fazla geliyorum” gibi bir düşünceyle kendini motive ettiği bir Cuma mesayisi sonucu şu karmaşa doğdu:

Mr Color

Gunze Sangyo

Mr Hobby

Mr Cement

Mr Brush

Mr Metallic

Mr Surfercer

Mr Retarder

Mr Mind Fucker… Öhöm bu yok sanırım…

Neyse bu böyle 200-300 satır şeklinde gider ki gerçekten gidiyor emin olun. O sebeple markayı genelde aklınızda MR olarak tutun ve gerisini boşverin. (Acaba Mr Muscle ile bir alakaları var mı diye çok düşündüm. Ama öyle olsa Mr Lavabo,Mr Klozet şeklinde yaparlardı, muhtemelen alakasız…)

Şimdi Mr ın yapıştırıcılarına kabaca bir göz atalım. Elbette sadece tecrübe ettiklerimi kapsıyor bu yorumlar:

 

Mr Cement Lemon: Turuncu kafalı ince ve fırçalı yapıştırıcımızın en büyük özelliği limon asitlerinden üretilmiş olması.Kafa rengine aldanmayın zira turuncu kafalı olupda lemon olmayan alakasız bir yapıştırıcılarıda mevcut. Mutlaka lemon ibaresini arayın. Tamamen güzel bir limonsu portakal kokusu var. Saatlerce denedim hiçbir tıkanma vs yaşamadım. (Yinede bol bol ara verip havalandırılmış ortamda çalışın lütfen). Yinede kötü bir yönü var ki sanıyorum doğal asitlerin yapıştırıcı özelliği sebebiyle “çok geç kuruyor” yani dakikalar boyunca parçayı ellememeniz gerekiyor. Ki dayanıklılığıda öyle çok değil. Gayet narin bir yapıştırma sunuyor. Yinede rahatsızlığım var diyenlerin tek seçeneği bu. Unutmayın ki doğal bileşikler içersede bu bir yapıştırıcı. Yani gaza gelip tadına felan bakmayın. Yanlış anlaşılmasın bir arkadaşım bunu teklif ettiği için söylüyorum.

Mr Cement Mavi (S): İnce hızlı ve genel olarak eşil kafanın rakibi diyebilirim. Aslında yeşil kafa yerine tercih edilebilir ama yoğunluk bakımından yeşil kafa biraz daha önde bana göre.

Mr Cement Sarı: Tamiya beyazdan daha ince tamiya yeşilden daha kalın bir ürün diyebiliriz. Orta boyutlu parçalar için tamiya beyazı fazla yoğun bulanlar için ideal diyebilirim.

Bir diğer markamız yine yeni başlayanların çok sevdiği Revell markası. Gerçekten orta kaliteli ürünler sunan bir Alman firması Revell. Yapıştırıcı ise genelde iğneli masa üstünde açılı duran (iğne kuruma sorununa bir çözüm olarak) mavi ambalajlı bir yapıştırıcı. Revell in sadece iğneli mavisini denediğimden tüp yapıştırıcısını bilemiyorum. İğneli Revell yine yeni başlayanlar için gayet ideal bir kıvam ve uygulanış biçimine sahip. Gayet tahamül edilir bir koku ve iyi yapıştırma sunuyor. Özellikle yanından boyaları ve yapıştırıcısı çıkan başlangıç setleriyle çok uyumlu. 

                Genel olarak benim yapıştırıcı maceram bu şekilde. Şuanda sıklıkla kullandığım iki yapıştırıcı var. 1. Tamiya Yeşil Kafa 2. Beyaz kafa. Bunlar işimi görüyor. Birde Yeşil kafa yenilendi formülü değişti kapak rengi daha bi fosforlu yeşil oldu ama denemediğim için onun hakkında bir yorumum yok. Malzemeleri anlatırken kullandığım linklere tıklayarak satın alabilirsiniz. Geçelim diğer meselelere…

 

KONTAK TUTKAL; Aslında böyle bir isim yok. Bunu ben uydurdum Revell in Contacta Clear ürünüyle tutkal kelimelerini birleştirerek. Sanırım ben de biraz Mr firmasının ürün müdürüne benziyorum. 😀 Neyse… Burada kastettiğim şey pek çok araç maketinin içinden genellikle ayrı bir torbada çıkan şeffaf parçalar. Maket dünyasında “cam” terimi kullanılsada aslında bunlar plastikdir. Cam denmesinin sebebi genelde arabanın uçağın camı yerine bu şeffaf plastik parçaların verilmesdir. Ki zaten gerçek cam olsa sanırım her maketde birileri soluğu acilde alırdı. Bu parçalar yapısı gereği maket yapıştırıcısı ve japon yapıştırıcıdan etkileniyor. Bu tür yapıştırıcılar şeffaf parçaya deydiğinde veya sürüldükleri yüzeyde kuruken çıkan gazları şeffaf parçaya temas ettiğinde solgun katarakımsı bir rakı beyazına çalıyorlar. Haliyle şeffaflığı gidince tüm espriside gidiyor. Bu sebeple bu parçalar kendine özel üretilmiş genelde tutkal bazlı (ama tutkal değil) yapıştırıcılarla yapıştırılmalı ve son derece özen gösterilmeli. Şimdi bu parça için üretilmiş özel yapıştırıcılara bir bakalım.:

 

Revell Contacta Clear: Yine kendi fırçası olan bir Clear yani şeffaf yapıştırıcısı. Renksiz bir ürün olduğu için örneğin bir araba farının kenarlarından taşması durumunda çok abartılmadığı sürece görünmüyor. Bunun yanında son derece yoğun bir kıvam söz konusu.  Fırçası son derece kalın. Aslında bu biraz enteresan çünkü şeffaf parçalarda genelde yapıştırıcı parçanın maket plastiğinin içinde kalması planlanmış kenarlarına sürülür. Haliyle bu kalın fırça aşırı yoğun içerikle buluştuğunda uygulaması zor ama renksizliği sayesinde bazı kusurları tölere edebilir bir ürün haline gelmiş.

Micro Kristal Klear: Hayır C ile K yi karıştırmadım ürünün ismi böyle. Mortal Kombat ın Kombatındaki K gibi… MKK genel olarak en çok tercih edilen şeffaf parça yapıştırıcılarından. Tutkal rengi ve tutkalsı kıvamıyla son derece geleneksel bir ürün. İçinden bir fırça veya aplikatör çıkmıyor. Genelde bir miktar kağıt vb üzerine alıp kürdan ucuyla uygulamak en ideali. Kuruması biraz vakit alıyor. Taşması durumunda beyaz rengi kendini belli edecektir. Genel olarak dikkat gerektiren bir kullanımı olsada yapıştırıcı diyince akıllara gelen Tamiya gibi şeffaf parça denincede akla MKK geliyor genelde.

Model Master Clear Parts Cement: Model Master genel olarak kaliteli boyalarıyla özellikle enamel boyalarla tanınan bir firma olsada çok çeşitli türde ürünler üretiyorlar. Yine halk arasında Testors olarak bilinen bir firma. MMCPC benim en rahat kullandığım şeffaf parça yapıştırıcısı oldu. Kendi iğne sistemi plastik ve ucunu keserek kullanıyorusunuz. Yani normalde ucu kapalı bir miktar kesince içi delik boru kullanıma hazır hale geliyor. Boru sistemi akışkan yapıştırıcıyı uygulamada büyük kolaylık sağlıyor. Kıvamı akışkan olduğu için uygularken çok sıkmamaya dikkat edilmeli. Kuruma süresi nispeten MKK ya göre daha iyi. Benim tercihim MMCPC özellikle uygulanış biçimiyle hobiye yeni başlayacaklara tavsiye ederim.

FIRÇALAR; Maket hobisinde yeni olanlar uzun süreler fırça boyaması yapmaktadır. Çünkü boya tabancası ve kompresör ikilisi maliyetli ve kendine özel alan isteyen fakat boyamanın tepe noktasıdır. Biz şimdilik fırçayla başlayacağız. Fırça ile boyama yaparken fırçanın kalitesiz olması söz konusu olamaz. Gerçekten kaliteli ve belli boylarda fırçalarınız olması gerekiyor. Sentetik veya organik olsun fırçalarınız Kuyan Jo marka çinde merdiven altı üretim olmamalı. Boyayı kıllarında iyi tutmalı. Mümkün olan en az izi bırakması için belli bir yumuşaklık ve fırça kesimine sahip olmalı. Haliyle 250 Tl lik harika bir makete 3 liralık fırça sürmek çok mantıklı değil.  Ben kompresör ve AB sahibi olduğum halde ince detaylar ve figür boyama için 20 kadar fırça kullanıyorum. Başlangıç olarak 1 adet çok ince ve 3 adet muhtelif numaralarda kaliteli fırça iş görecektir. Italeri,Ak Int, Abteilung, Humbrol gibi markaların setlerine bakabilirsiniz. Veya Citadel marka ürünlerde olabilir (Gamesworkshop üretimi)

 

BOYA; Maketcilikde kullanılan çok çeşitli boyalar mevcuttur. Bunların bazıları sprey bazıları enamel bazıları akrilik ve bazılarıda bal mumu bazlı olabilir. Hepsinin türlü türlü kullanım alanları mevcuttur. Örneğin metalik görünüm için müm veya laker bazlı boyalar vardır. Yine eskitme tekniklerinde kullanılan washlar diğer boyalara göre çok daha sulu ve akışkan kıvamdaki akrilik veya enamel bazlı olabilen boyalardır. Bu noktada bu türlere genel bir bakış atalım:

Sprey Boya: Yine nalburdaki sprey boyadan değil maketcilik için üretilmiş özel sprey boyalardan söz ediyorum. Bunlar bazen fırça boyası öncesinde astar olarak atılması için üretildiği gibi Airbrush kalitesinde boyamalar yapmak için muhtelif renklerde de olabiliyor. En meşhur sprey markalarından biri Tamiya. Ancak Taamiya’nın Modelciler için kep boyamasında kullanılmak üzere ürettikleri değil Statik maket boyalarından söz ediyorum. Sprey boya yapısı gereği maskeyle kullanılması gereken türde boyalardandır. Basınç ve boya püskürtme miktarı gibi ayarlar olmadığı için tecrübe gerektirir. Ben daha çok astar boya olması için üretilmiş sprey boyaları kullanıyorum. Geri kalan boyama işlerinde airbrush veya fırça kullanıyorum. Yeni başlayanlara astar atımı gereken modellerde kesinlikle sprey astar kullanmalarını tavsiye ederim.

Akrilik Boya: Su bazlı boyalardır. Genelde plastik veya cam kutularda olur. Su ile inceltilebilen boyalardır. Kendi özel inceltme tinerleride bulunur. Her renk ve çeşitte olabilmektedirler. Fırça izini gösterme potansiyeli olduğu için kıvamı iyi ayarlanmalı ince bir kaç kat halinde sürülmelidir. Boyalarımın %70‘i akrilik.Hızlı kurur ve kullanımı kolay kokusu markadan markaya tahamül edilebilirden tahamül edilemeze göre değişir. Ve sizlere de tavsiye ederim.

Enamel Boya: Petrol/Yağ bazlı boyalardır. Fırça boyamasında iz gösterme oranı düşük kapatıcılığı yüksektir. Akrilik boyaya göre çok daha geç kurur. Kokuları genelde insanı bezdirecek derece de kötüdür. Enamel tinerle inceltilir. Su ile tepkimeye girmez. Boyalarımın %10 u enameldir. Bazı özel eskitme ürünleri ve efekt boyalar dışında maket boyamasında tavsiye etmiyorum.

Mum/Wax Boyalar: Aslında tek bir firmanın ürünü gördüğüm kadarıyla. Ak İnt firmasının fırçayla uygulanabilir wax boyaları. Temel bazı enamel olsa da kendine has bir tür bence. Maketciliğin en büyük problemlerinden olan metalik renkler için bulunmaz nimet ve harika bir çözüm. Bu ürünlerden de elinizin altında Gun Metal,Iron,Bronze,Gold, gibi bazı çeşitlerini bulundurmanızı tavsiye ederim. Enamel tinerle incelirler. Kuruma süreleri minimum 1 gün maksimum 1 haftadır. Yani 1 gün boyunca ellerseniz parmak izi bırakmanız olası. Ama 1 hafta gibi bir zamandan sonra artık iz vs şansınız kalmaz. Haliyle boyama planınızı buna göre yapmalısınız. Enamel bazlı eskitme ürünleri kullanacaksanız en az 1 hafta sonra kullanmanız onda dahi çok abartmamanızı tavsiye ederim.

Pigmentler: Genelde eskitme teknikleri için kullanılır. Toz halindedir. Çeşitli çözücülerle kendi boya karışımınızı yapabilirsiniz. Temel renklerden çok Pas,Çamur,Toprak vb doğa ve yıpranma koşullarını simule etmek için kullanılır.

Laker Boyalar: Kokusu ve solunması iğrençtir. Kesinlikle maskesiz kullanmayın. Kaliteli çift filtreli bir gaz maskesi ve çok iyi havalandırılmış ortamda kullanın. Sadece Airbrush ile kullanılırlar. Standart renklerde olabildiği gibi metalizer denilen aşırı realistik görünüm için Alclad markasının ürünleride piyasa bulunabilir. Alclad firmasının laker boyalarını asla inceltmeyin. Olduğu gibi airbrush yardımıyla kullanın. Fırçayla uygulanmaları mümkün DEĞİLDİR. Laker boyalar sadece laker tinerle tepkimeye girer. Laker tiner akrilik,enamel,mum vb ne varsa söküp atar. Bu sebeple Laker boya kullanmasanız bile iyi bir temizleyici olarak laker tiner alabilirsiniz. Kesinlikle uzun süre solunmaması gereken boya/çözücü lerdendir. Mr color markasının renk kodlarında C ile başlayan kodları görürseniz o boyaların LAKER olduğunu unutmayın.

Yağlı Boyalar: Genel olarak sanat işlerinde kullanılan yağlı boyalar maketcilikde eskitme yapmak ve wash üretmek için kullanılır. Her yağlı boyanın kendi markasına özel çözücüleri vardır. Kuruma süreleri çok uzun olduğu için boyama planınızı bu süreyi göz önünde bulundurarak yapmanız gerekiyor. Abteilung Markasını tavsiye ederim.

Poli Akrilik Boyalar: Bileşiminde poliürethan ve mermer tozu ihtiva eden boyalardır. Özellikle figür boyamada çok sık kullanılır. Bu tip boya üreten en yaygın bulunabilir marka Vallejo markasıdır. Boyaları fırça ile uygulamaya çok uygundur. İçindeki poliüretan-mermer katkısı sayesinde mikro düzeyde bir lateks tabakaya dönüşür. Modelde majör olmadığı sürece çok iyi fırça izi gizler. Kokuları şekerli suyu andırır ve rahatsız edici değildir. Airbrush ile atılacağı zaman kesinlikle maske kullanılması gerekir. Aksi takdirde mikro boya partikülleri ciğerinizde ufak latekslere dönüştüğünde ciddi enfeksiyon sorunları yaşatıyor. Ki aylarca öksürmemin sebebinin bu olduğunu öğrendiğimde kendime epey kızmıştım.

 

Boya Markaları: Elbette çok çeşitli boya markaları mevcut ben şöyle bir kategorileme yapıyorum kendimce. Siz isterseniz tek bir markadan gidebilirsiniz:

Sivil Araç Maketleri: Gunze Sangyo (Airbrush)

Askeri Araç Maketleri: Tamiya,Gunze Sangyo (Airbrush)

Figür,Diorama: Vallejo ve Citadel (Fırça,Airbrush)

Askeri Araçlarda Metalik: Ak Interactive True Metals

Sivil Araçlarda Metalik: Alclad

Dediğim gibi siz tek bir markanın çözümleriylede gidebilirsiniz. Benim bu şekilde kullanmamın tek sebebi zamanla denemek için aldığım boyaların fazlasıyla çok olması. Haliyle arap ve zeytinyağı ilişkisi gibi düşünün.

 

Bir diğer konumuz cımbızlar…Aslında çok bir araştırmaya gerek yok maket malzemesi satan yerlerden alacağınız Mr Hobby veya Tamiya gibi markaların cımbızları iş görür.

Keski; Bu konuda ise biraz kalitelisine yönelmenizi tavsiye ederim. Ancak çok da para harcamak mantıklı olmayacağından iş görür bir şey yeterli. Örneğin Tamiya maket keskisi. Burada belirtmem gereken parçayı ağaçtan kesmek için bir maket keskisine ihtiyaç duyduğunuzu unutmamanız. Tutupda meyve bıçağı yada yan keski ile bu iş olmaz. Jilet gibi keskin ve doğru açılı ince ağzıyla aşşağıdaki gibi bir keski fazlasıyla iş görür. Ben 3 yıldır aynı keskiyi kullanıyorum.

Bistüri: Bu konuda ise dikkat edilmesi gereken FALÇATA DEĞİL BİSTÜRİ. Bu iki kavram bazen birbirine karışsada görsel olarak karıştırmak imkansız. Bistüri falçatanın aksine geri kaçmaz çünkü böyle bir mekanizması yok. Uçları değiştirilir şekildedir ve istediğiniz işe uygun onlarca uç seçeneği vardır. Bu konuda tavsiyem Proedge veya alabilirseniz Swann-Morton. Bistüri kestiğimiz parçanın çapaklarını nazikce ve parçaya zarar vermeden temizlememizi sağlar. Elbette elinizi iyi ayarlayın. Çünkü bu aşırı keskin bıçaklar elinizi rahatlıkla biçebilir. Veya parçayı kullanılmaz halde kesebilir. O sebeple dikkatli ve sakin olun.

 

Maketcilik için temel malzemelerimizi ve markaları bu yazıda tanıdık. Bu dosya konusunun bir sonraki yazısı spesifik ürünlerin incelemeleri ve başlangıç maketleriyle yaşanan maket deneyimleri şeklinde devam edecek. Umarım keyif almışsınızdır. Keyifli günler… <3

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir