Warhammer – Horticulous Slimux

Nurgle modellerinden en çok merak ettiğim salyangoz modeli horticulous slimux boyamasını tamamladım. 🙂 Salyangozun ten rengi için Warhammer TV deki Nurgle skin tone videosundaki renkleri ve uygulamayı kullandım. 🙂

 

5. Gün

Madenden ayrıldıktan sonra yakında bir kasabaya gidivermiştik. Kasabanın küçük ama neşeli hanında şömine başı elf şarkıları söyleyip pipo tüttürdük. Lia tütüne pek hoş bakmıyordu. Kokusu rahatsız ediyormuş. Ama sanki daha çok tütün yaprakları eski ahbaplarıymış gibi bir rahatsızlık ve acıma vardı bakışlarında. Sabahında yola koyulurken parlak bir güneş vardı. Kış kuşları ötüyor uzaktan ince bir çağlayan sesi kulağımıza çalınıyordu. Ayaklarımızın altında hala güze dayanmış çiçekleriyle kuzeyin örtüsü vardı. Faerun’un kasvetli sabahlarından biri değildi. Neşeyle yola koyulduk. Rahip günlük dualarını ediyordu. Lia gözlerini kapatmış sezgileriyle yolundaki çıkıntı ve taşları farkederek ilerliyor bir yandan yüzümüze vuran tatlı meltemin keyfine varıyordu. Marcus ise av çakısını yağlıyordu. Ben bir yandan büyülerimi gözden geçiriyor bir yandan yola bakıyordum. İlerlediğimizde yaşlı bir adam gördük.

Read More

4. Gün

Gölgeler savaşının ardından iki gün geçmişti. Tekrar yolumuza koyulduk.

Orman bu sefer daha sakin görünüyordu, yinede temkinliydik. Ormanda ilerlerken bir açıklığa geldik. Işık aniden gölgelendi. Bir tür melanet sezimlemişti Marcus fakat ne tür bir lanet olduğunu çözmemize fırsat kalmadı. Yer yarıldı ve beni yutu verdi. Dostlarımdan ayrı düşmüş granit zeminli zifiri karanlık bir odaya düşüvermiştim. Karşımda gece görüşüne rağmen dahi zar zor seçebildiğim uzun bir koridor vardı. Koridorda yoğun küf kokusu hakimdi. Odanın çürümüş kokusu zihnii bulandırıyor bir yandan dostlarıma dair bir ses duyarım umuduyla duvarları beyhûde bir gayretle dinliyordum. Ümidimin kırılması fazla uzun sürmedi. duvarlar sanki asırlarca yürüme mesafesi kalınlığındaydı. Ne bir ses işittim nede bir esinti. Azar azar yürümeye başladığım koridorda sağa döndüğümde tavanda yıldız kristalleri vardı. Zifir karanlıklarda olur olmadık filizlenen bu cevher kendi özünde bir ışık barındırırdı. Çok fazla olmasada elf olmanın doğal avantajlarıylada birleşince iyiden iyiye her detayı seçer oldum. Kumtaşı desenlerini andıran sarı dalgalı granit koridorda giderken önümde bir köprü vardı. Tuzak olup olmadığında dair pek çok gözlem yapsamda varlığından veya kesinen güvenli oluşundan emin olamadım. Belli belirsiz bu taş köprüde seçilen desenleri farkedebildim ancak. O sırada karşımda yaşlı bir druid belirdi. Çatık kaşları buruş buruş suratıyla öylesine tehditkar ve korkusuz görünüyordu ki değil büyü yapmak elimi kaldırsam o an ölecekmişim gibi geldi. Yutkunuşum o dipsiz koridor ve köprünün altındaki belirsiz boşlukta yankılandı. Bu beni daha da huzursuz etti çünkü korkumu karşıumdaki druide açıkca belli etmiştim. Ve bunun üzerine söze girdi köprünün öte ucundaki druid;

Read More

3. Gün

Uyandığımızda kahvaltı için aşşağı indik. Gözlerimiz Bart’ı arıyordu. O gece hancıdan hususi bir oda istemişti. Benim tanıdığım cimri ozana göre bir davranış değildi bu. Odasına çıktığımda masasında bir not buldum;

Sevgili Baltazar ve pek yobaz Marcus ve Uhm.. Yada adın her neyse… Sizle olan yolculuğum pek bir verimsizdi. Bende dün simyacının evinden aşırdığım define haritasının peşinden gitmeye karar verdim. Üzgünüm. Yada aslında değilim. Hoşçakalın.

Tam da bizim ozana göre bir hareket. Marcus bu bencilliği karşısında küfretmek yerine ruhunun aç gözlülükten arınması için dua etse de Ûhmâyer pek bir sinirli gibiydi. Belki de isminin doğru yazılmamasından yana sinirlenmişti kim bilir. Kasabadan ayrılıp Kışgelmez ormanı yolundan kuzeye ilerledik. Çok gitmemiştik ki arkamızda bizimle adımlarını mesafeli atan bir dişi elf gördük. Durup seslendik…

Read More

2.Gün

Uykuya henüz dalmıştık ki kapının yıkılırcasına tokmaklanmasıyla kendimize geldik. Hepimiz aynı anda odalarımızdan çıkmış hancıya doğru gitmek için aşşağıya inmiştik. Rahip bu sırada hâla kuşaklarını bağlıyor. Ozan ayakkabısını geçirip hazırlanıyordu. Pencereden göz seyirttiğimizde hortlakları gördük. Dehşet verici çürmüş etleriyle sanki hâla yaşıyormuşcasına bir kuvvet ve kararlılıkla hanı kuşatmışlardı. Boşuna yaşayan ölü değildi lakapları.

Read More

1. Gün

Kaçmalıyım… Kahretsin!

Ne vardı sanki o iblisi çağıracak… Ama hayır bilginin enginliği buna değerdi. Baş büyücü Awazif ve diğerleri karmaşaya dahil oldular. Koruma çemberinde yaptığım o ufacık hata tüm büyücüler kolejini karıştırdı. Ukala Firopius un ifritten eteklerini kaçırıp çığlıklar atarak koşması sanırım bu kolejde gördüğüm yegane harika şeylerden biriydi. Buraya kadar… Artık burada kalamadım karmaşayla birlikte bende kaçtım. Neyseki çağırdığım ifrit herkesi meşgul etmişse de yinede izlendiğim hissinden kurtulamıyorum.

Read More

Dolfin Çikolata

Bugün elime geçen bir çikolata beni çok etkiledi. Markası dolfin, markanın özelliği çok çeşitli ve doğal aromalı çikolatalar üretmesi. elime geçen 32 lik pakette her biri kare formunda 4,5 Gramlık 16 çeşit çikolata vardı. Her bir çeşitten 2 tane konulmuş. Fakat çeşitler kısmı gerçekten ilginç . Ülkemizde alıştığımız sıradan fındık fıstık yerine değişik lezzetleri denemişler. Bunlardan bana göre en dikkat çekiciler; Lavanta,Bergamot,Anason ve Zencefil… Diğer çeşitlerde gayet ilginç olmasına rağmen bu saydıklarım denemeden önce bende “acaba” uyandıranlar. Zira yeni lezzetlere açık olsam bile “lavantalı çikolata” benim için bile değişik diyebilirim.

Read More

Underberg

Merhaba dostlar. Kimi zaman sağlam bir akşam yemeğinden sonra gülle yutmuşuz hissine eminim sizlerde kapılmışsınızdır. Özellikle mevsim değişimlerinde metobolizma’nın gereğinden fazla değişmesiyle bu sindirememe hali ciddi sorun oluyor ve yemeğin tadını kaçırıyor. İşte bu gibi sorunlar için ilaç reklamları televizyonlarda dönse de ben her şeye ilaç kullanma taraftarı bir insan değilim. Onun yerine bir DutyFree keşfim olan Underberg sizlerle. 43 farklı ülkeden toplanmış kaliteli birkilerin özleri yüksek kaliteli alkol ile karıştırılıp damıtılarak elde edilen karamel renkli baharat kokulu hazım likörü…

 

Read More

Statik Maketcilik 101

Merhaba. Statik maket hobisine yeni başlayacak arkadaşlar için bir kaç bölümden oluşan bir rehber hazırlamaya karar verdim. Bu rehberin ilk aşaması elbette statik maket için gerekli malzemeler ve temel başlangıç kitleri. Genel olarak karşılaşabileceğimiz başlangıç sorunları olacak.

Ben maketciliği yemek yapmaya benzetiyorum. Çeşitli malzemeler, alet ve edavatlar kullanıp ortaya öznel zevklere hitap eden bir ürün çıkartıyoruz. Bu sebeple aslında maketciliğin esas zevki bana göre başladığınız makedi bitirmektir. Örneğin yumurtayı kırmak dan ziyade onu omlete çevirmek daha eğlenceli ve zevkli bir işdir. Maketcilik için temel olarak bazı aletlere ihtiyaç duymaktayız. Ben maketciliği asla bir zaruret olarak görmediğimden köşedeki nalburdan pense kırtasiyeden uhu alın gibi zaruri çözümler söylemeyeceğim. Maketcilik bir hobidir ve hobiler para harcatır ve belli standartları vardır. Bu standartların birinci önceliği sağlıktır. Köşedeki nalburda satılan ürünler genelde sanayi tipi geniş alanlarda derin vakumlu havalandırmalar kullanılacağı ön görülerek üretilmiş ürünlerdir. Bu sebeple evde bazen 5 CM uzaklıktan koklanması düşünülerek tasarlanmadığı için köşedeki nalburla işimiz yok.

Read More

Owners Club Maketleri

Maketciliğe başladığımdan beri belli detay seviyesindeki iyi kalıplanmış küçük maketlere ilgi duyarım. Hem muhafaza etmesi ve yerden tasarrufu hemde daha tatlı bir görünüşleri vardır. Bilenler bilir araba maketi yapmak zordur. Hakkını vermek daha zor. Çünkü farklı teknikler işin içine girer. Ama en iyisi bitmiş modeldir tabii. İster kötü ister temiz. Bitsin de gerisi teferruat. Haliyle maketci daha basit tekniklerle altından kalkabileceği maketlerle alıştırma yapmalıdır. Veya hobiye yeni başladıysa kesinlikle aşırı pahalı ve detaylı kitlerden uzak durmalı bence. Bu durumda Owners Club ile tanışıyoruz. Japon üretimi olan bu maketler hem göz doyurucu detay seviyesinde hem de yapımı kolay. Haliyle bir alıştırma olarak gayet iyi. Ayrıca alıştırma demiş olmama rağmen ortaya çıkan sonuç da hiç yabana atılır cinsden değil. Ben şimdilik bir kaç kutu aldım. Bakalım tamamladıkca devamı gelebilir. Satın almak isteyen arkadaşlar ;

Read More